Konut Piyasasında Yeni Dönem: Faiz Düşüşü Beklentisi Hareketliliği Artırdı
Konut piyasası, faiz oranlarında beklenen düşüşün etkisiyle yeniden hareketlenmeye başladı. Uzmanlara göre, henüz faizler tam anlamıyla gerilememiş olsa da beklenti bile talebi artırarak sektörde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Faiz Beklentisi Talebi Öne Çekti
Son iki yılda yüksek seyreden konut kredisi faizleri nedeniyle ertelenen konut alımları, 2026 yılı itibarıyla yeniden gündeme geldi. Piyasada oluşan “faizler düşecek” algısı, özellikle yatırımcılar ve ilk kez ev alacaklar arasında hareketliliği artırdı.
Gayrimenkul uzmanları, bu sürecin en önemli etkisinin bekleyen talebin erkene çekilmesi olduğunu belirtiyor. Faizlerin düşmesiyle birlikte fiyatların yükseleceğini öngören alıcılar, fırsatları kaçırmamak adına harekete geçiyor.
İpotekli Satışlarda Canlanma Sinyali
Faiz oranlarının halen yüksek seviyelerde bulunmasına rağmen, krediyle konut alımına yönelik ilginin yeniden artmaya başladığı görülüyor. Bankaların kredi politikalarında olası gevşeme beklentisi de bu süreci destekliyor.
Sektör temsilcileri, özellikle yılın ikinci yarısında ipotekli satışlarda belirgin bir artış yaşanabileceğini ifade ediyor.
Fiyat Artışı Beklentisi Piyasayı Besliyor
Konut piyasasında psikolojik faktörler de önemli rol oynuyor. Faizlerin düşmesiyle birlikte talebin hızlanacağı ve bunun da fiyatlara yansıyacağı beklentisi, yatırımcıları erkenden pozisyon almaya yönlendiriyor.
Bu durum, henüz tam anlamıyla düşmemiş faizlere rağmen satışların artmasına neden oluyor.
2026’da Kademeli Toparlanma Bekleniyor
Uzmanlara göre 2025 yılında durağan bir seyir izleyen konut piyasası, 2026’da kademeli bir toparlanma sürecine girecek. Ancak bu hareketliliğin ani bir sıçrama şeklinde değil, kontrollü ve aşamalı bir artış şeklinde olması bekleniyor.
Faiz oranlarının yüzde 2 seviyesinin altına gerilemesi ise piyasa açısından kritik eşik olarak görülüyor.
Uzmanlardan Uyarı
Her ne kadar piyasada hareketlilik başlamış olsa da uzmanlar, alım yapacak vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Özellikle kredi maliyetleri ve toplam geri ödeme tutarlarının iyi hesaplanması gerektiğine dikkat çekiliyor.




